foggy_serengeti_sunrise_c01_21_2009__mg_0867_c-8007.jpg

Arapça geçit/köprü Yunanca transfer taşıma anlamına gelen mecaz/metafor ile başladık bloğa. metaforik ifade ediş biçimlerine yönelimin altında yatan sosyolojik sebepleri, hakim politik kültürdeki “marazi” yada “sayrıl” durumları, karşı olduğumuz, italyan komünistinin sözleriyle “hegemonya”yı ve onun dilimize plesenk etmiş olduğu ifade biçimlerini eleştirelim dedik. çoğul kullanıyorum fiili bile metaforik kullanıyorum çünkü sürü adına konuşsam da sürü yalnız bir öküz, gölgesinde geviş getirdiği bir ağaç, sessizce akan timsah dolu nehir ve aslan sürülerinden ibaret. öküzün serengeti bozkırlarından bildiriyor olması ile başlayan bu “ifade ediş biçimi” üzerine ciddi eleştirel, olumlayıcı/destekleyici geri dönüşler aldığımı belirtmeliyim. hayali epistemik öküz cemaatinin yalnız öküzü tahmin edebileceğiniz gibi hatırı sayılır bir eğitim aldı, sosyoloji dtcf, metodoloji master ege ün.,komünist babanın dizinde dinlenen devrimci hikayeleri, fakültede, partide, sendikada, sokakta geçirilen 21 yıl, onu agaç gölgesinde geviş getirmeye götüren ve ütopyalarını bu bloğa taşıyan eğitim süreçleridir. öküzün ütopik sürü ideali, insan sürülerinin “başka bir dünya mümkün” sloganındaki basit gerçeği görmezden gelen milyonlara bir başkaldırı/isyan olarak okuyabilirsiniz. marxist metodolojinin bütün toplumu anlama ve açıklama biçimlerinin apaçık bir şekilde ortaya koyduğu epistemoloji ortadayken, praxisi dünya halklarının kurtuluşuna yönlendirmek gerek teorik gerek pratikde bu kadar güç olmamalıydı. öküzün hayal kırıklıklarının bir toplamıdır işte bloğumuz. o hayal kırıklıkları ki, bütün insan sürülerinin beklenenin aksine evrimsel bir çizgi şeklinde modernleşerek ezilen sınıfların lehinde bir beynelminel kurtuluşu yaratamamasını deşifre etmeyi amaçladı. öküzün metaforik dünyasında bir tür tersinden okuma, bir tür konturpiye vardır. siz auta gidecek diye beklersiniz stoperin kıçına değen top kaleye girer. kaleci de tüm defans da ve tribündeki ve beyaz ekran başındaki de gole anlam veremez. o “anlamsız” goldür öküzün metaforyası. ve hatta serengeti bozkırlarında “metaforya” adında bir ülke, ve bu ülkede barış içinde yaşayan sığır sürülerini hayal eder öküz.ülkedeki “organik aydın” eksikliği, öküzü organik aydın olmaya iter, buna zorlar, çünkü egemenin epistemolojisini yıkacak yegane karşı duruş bu organik aydınların elinde dilinde ve belindedir. elindedir çünkü eline taş alan sokağa çıkan cephedeki aydın bir anlam ifade eder, dilindedir çünkü egemenin dilini ve onun paradigmalarını çökertecek zeka, mantık, akıl, vicdan ve ahlak sahibi aydınlar halkına ve sınıfına liderlik eder, belindedir çünkü gelecek kuşakları belirleyecek olan demografik yapı “en az üç çocuk” sloganındaki gibi bu aydınların belindedir. eline beline diline sahip olamayan nefsi kör, aklı kör vicdanı kör aydın/entelektüel/akademisyen/politikacı/sendikacı/işçici/devrimci, kaçınılmaz sonu hazırladı. son derken öküzün verili durumdan rahatsız olduğu düşünülmesin. aksine bu son, onun dünyaya topluma doğaya ve diğer hayvanlara bakışını değiştirmiştir. bir tür epistemolojik kopuş diyelim althusserden araklayarak.althusserden arakladık madem ondan devamla, devletin ideolojik aygıtlarına ve onun söylem biçimlerine itiraz, başkaldırı niteliği taşıyacak sol politik kültür yaratılamamıştır. bu başarısızlık toplumsal sorunların çözümünde hiç bir sol politik yapının önerilerinin ciddiye alınmamasını doğurmuş ve marjinalleşen bu gruplar sen ben bizim oğlan teşkilatlarında “iktidar” mücadelesine devam etmiştir, ancak dikkatinizi çekerim mücadele iktidarla değil, birbirleriyle olmaktadır. iktidar hırsı nefis körleşmesini hızlandırmış, “kendinden olmayan”ı ötekileştirme faaliyetine dönüşmüştür. öküz berikileştirmeden yanadır. ötekini, örneğin sırtlanı bile vejeteryan olmaya davet edecek kadar ütopiktir, ama sırtlan sürüsünü berikileştirecek metodoloji yaratıldıktan sonra dünyanın bütün katilleri yenilmeye mahkumdur. bu zorunlu açıklama metninden sonra izninizle öküz kendi metaforyasında nehirle sırtlanla aslanla akbabayla ve dünyanın bütün etobur hayvanlarıyla mücadelesine devam edecek ve onu anlayan ve sürüye daveti kabul edenlerle yoluna devam edecektir. binlerce yıl önce insan sürülerinin büyük komutanı Kartacalı Hanibal’ın dediğini tekrarla “YA BİR YOL BULACAĞIZ YA DA BİR YOL AÇACAĞIZ” bu yol mutlaka bulunacak…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s